Archive for the ‘Acun Ilıcalı’ Category

Acunun Takımı Kazandı

Pazartesi, Nisan 21st, 2008

acun.jpg

Acun Ilıcalı’nın Takımı Hollanda’dan Hooijdonk’un Getirdiği Takımı Şifo Mehmet Ve Tanju Çolak’ın Golleriyle 2-0 Yendi Pierre Van Hooijdonk, Hollanda’nın Başarılı Futbol Yıldızlarının Özel Olarak Bir Araya Getirilmesiyle Oluşturulan Futbol Takımı İle Yapacakları Özel Maç İçin İstanbul’a Geldi. Hollandalı Futbolcu, “Yılın Futbol Maçı”nda Acun Ilıcalı’nın Birçok Sürpriz Ünlü İsimden Oluşturacağı Futbol Takımına Karşı Sahaya Çıktı. Boğaziçi Üniversitesi Uçaksavar Stadyumu’ndaki Maça İstanbullular Yoğun İlgi Gösterdiler Ve İki Takıma Da Sevgi Gösterilerinde Bulundular. Acun’un Takımının Teknik Direktörlüğünü Rıdvan Dilmen Yaptı. Takımda; Alişan, Mehmet Özdilek, Rıza Çalımbay, Tanju Çolak, Metin Tekin, Gökhan Keskin, Hakan Ünsal, Yılmaz Vural, Cengiz Semercioğlu Ve Acun Ilıcalı Yer Aldı. Maçın Hakemiyse Bikini İddiası Uzun Süre Konuşulan Ahmet Çakar’dı. Acun’un Takımı İlk Yarının Son Dakikalarında Şifo Mehmet’in Attığı Golle 1-0 Öne Geçti. İkinci Yarıda Da Bir Gol Bulan Acun’un Takımı Maçı 2-0 Üstünlükle Tamamladı

Seninle Yokum Acun Ilıcalı !

Pazartesi, Mart 10th, 2008

acunilicali.jpg

Acun ılıcalı gerek beyefendiliği gerek isede sevimli kişiliği ve çalışkanlığı ile çok takdir ettiğim bir arkadaşımız.Özellikle çalışma hırsı ve yaratıcılığı ile kendisinin genç nesile bir çok alanda iyi örnek olduğunu düşünüyorum.

Acun Ilıcalı “Varmısın Yokmusun ? ” yarışması ile neredeyse hergün ekranlarımıza konuk oluyor,yarışma’nın formatı güzel seyrederken kafada yormuyor !, beyinlerimizi çalıştırmamız gerekmiyor !,bütün yapılan kutuları açıp büyük ikramiyeyi açtırmayayıp bankanın verdiği en iyi teklife ulaşıp mümkün olduğu kadar çok para ile programdan ayrılmak.

Buraya kadar zaten diyecek bir şey yok,desem bile hergün “Rating Patlaması” yaşayan yarışmaya büyük haksızlık yapmış olurum.Sonuçta milletimizin kafa yormadanda biraz eğlenmeye ve hoş vakit geçirmeye ihtiyacı var.

Buraya kadar Acun ile her şeye varım.

Gelelim Acun ile olmadığım konuya;

Ben bu yarışmada özellikle son aylarda yarışmacı olarak seçilen kişiliklerden son derece sıkıntı duyuyorum,yarışmacılara bakıyorum hepsi maşallah hali vakti yerinde gözüküyor.

Özellikle bayanlar “Miss Turkey” Türkiye Güzellik Yarışmasından fırlamışlar gibi,çoğunun tenleri yanık(solaryum) bir çoğunun saçları kaynaklı,çoğunda boya var,hemen hemen hepsi bakımlı eller manikürlü (görmedim ama ayaklarıda muhtemelen bakımlıdır),lensler zaten kızlarımızın vazgeçilmez aksesuarı,giyim,kuşam yerinde,boyun ve kollardaki aksesuarlar bile unutulmamış !

Erkeklerde bayanlardan geri kalmıyor,hepsi bakımlı,diksiyonları gayet iyi,zaten çoğu genç bir kısmıda emekli.

Sevgili Acun,kusura bakma ama bu gördüğüm yarışmacıların hemen hemen hepsi bizim Bağdat Caddesinin müdavimleri gibi yani açıkçası hiç birinin gerçekten paraya ihtiyacı yok gözüküyor,dış görünüşleri ile insanları yargılamak doğru değil ama bu benim düşüncem.

Biz bu tip ekranda güzel gözüken kızları ve erkekleri zaten show programlarında görüyoruz,sanırım sende rating kaygısı yaşıyorsunki dış görüntüye iyice onem vermeye başladın.

Sevgili Acun bak sende zamanında “Dibe Vurmuş” bir insansın ve seninde zamanında yaşadığın bu zorlukları su anda hala yaşamakta olan milyonlarca insan var Türkiyemizde.

Programına baş vuran yüzbinlerce insan var,bu insanların bir kısmının gerçekten paraya çok ihtiyacı var,hata eminim bir çoğu üçüncü teklifte bile “Varım” diyip hayallerinde bile goremeyecekleri parayı alıp giderler,biraz bu tip insanları çıkart programına.

Bu tip insanların belki ratingi çok yüksek olmaz ama sen zaten rating işini aştın artık,biraz cesur ol ve gerçekten ihtiyacı olan insanlarımızı çıkart,en azından bu güzel yarışmacıların arasına biraz serpiştir onları.Bu tip insanları bulmak çok zor olmasa gerek sonuçta Türkiye’nin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında yaşıyor.

Ben bulamıyorum diyorsan biraz Anadoluya çevir gözlerini.

Yarışmacı profilin değişene kadar ben seninle yokum.

Sevgiler…

Murat Özkent

Söyle Söyleyebilirsen Yarışması Hakkında Herşey

Salı, Ocak 15th, 2008

acun1.jpg

Amerika’da yayınlandığı günden beri rating rekorlarını alt üst eden “Singing Bee”, şimdi Söyle Söyleyebilirsen ismiyle Türkiye’de SHOW TV ekranlarında. Bu yarışmada sesinizin güzel olması veya şarkıyı güzel söylemenizin hiç bir önemi yok. Önemli olan şarkı sözlerini doğru söylemeniz.Türk pop müziğini en eskisinden en yenisine seviyor musunuz? Yıllardır dinliyor ve şarkı sözlerini biliyor musunuz? İşte size büyük fırsat. 12 yarışmacı yarışacak ve şarkı sözlerini en doğru söyleyen kazanacak. Bu muhteşem şovun içinde olmak ve kazanmak istiyorsanız başvuru formunu hemen doldurun.

Söyle Söyleyebilirsen ‘ e Kimler Katılabiliyor?

Show TV , AKS , Acun Ilıcalı Produksiyon AŞ ve bunların taşeron firmalarında çalışanlar, birinci dereceden akrabaları ve aynı evi paylaşanlar , 18 yaşından küçük kişiler ve herhangi bir suçtan bir seneden fazla hapis cezası almış kişiler , Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayanlar bu yarışmaya katılamazlar. Bunların aksini kanıtlayan belgeleri sağlamayan kişiler yarışmadan diskalifiye edilebilir veya ödülleri geri alınabilir

www.acunmedya.com

Acun Ilıcalı “İçimdeki sızı hiç dinmiyor”

Cuma, Ocak 11th, 2008

acun.jpg

“Var mısın Yok musun” programıyla dikkat çeken Acun Ilıcalı, bir trafik kazasında anne babasını kaybetti.

Aynı trafik kazasında kızı şans eseri kurtulan Ilıcalı’nın, kullandığı motosikletle yaptığı kazada ise en yakın arkadaşı öldü.Ayda 200 YTL’ye televizyon muhabirliğine başlayan, şimdi ise ekranların en çok kazanan “Var mısın, Yok musun” yarışma programının yapımcısı ve sunucusu olan Acun Ilıcalı, bu noktaya geliş hikayesini ve başarısının sırrını Kelebek’le paylaştı.

Röportaja sizi daha yakından tanıyarak başlayalım…1969 yılında Edirne’de dünyaya geldim. Çok yaramaz bir çocuktum. Tam bir sokak çocuğu… Sigara içmeye ilkokul beşinci sınıfta başladım, düşünün işte! Acayip bir şeydim. Benden iki yaş büyük Ömer adında bir ağabeyim var. O, okul birincisi, örnek bir çocuk. Edirne’de, İtalyan Lisesi’ni kazanan tek öğrenciydi. Ailem için ben de o kadar başarılı olmalıydım.

Oldunuz mu peki? Evet… Hiç kimsenin beklemediği bir şeydi, Kadıköy Anadolu Lisesi’ni kazandım. Ama çok parlak bir öğrenci değildim. Her yıl 10 dersten ikmale kalır, yıl sonunda hepsini verir, sınıfımı geçerdim. Yani sınıfın en kötü, Kadıköy Anadolu Lisesi’nin en başarısız öğrencisi bendim. Ama dediğim gibi hiçbir yıl sınıfta kalmadım. Nasıl kalmadım; öğrenim hayatında gelmiş geçmiş en büyük kopyacı benimdir herhalde.

Üniversiteye gittiniz mi? İngilizcem iyi olduğu için İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Hem de üç kez… Ama üniversite hayatım, 7 yılın sonunda mezun olmadan bitti. Zaten 19 yaşında da evlendim. Evlendikten sonra kızım dünyaya geldi. Kızım doğduktan 9 ay sonra da ailemi kaybettim. O andan itibaren de zor yıllar başladı işte.

Trafik kazasında kaybettiniz ailenizi, değil mi? Evet, Bodrum’a tatile gidiyorlardı. Kızım Banu da onların yanındaydı. Babam sakin sakin konvoyu sollarken, bir anda karşısına 180’le gelen bir araç çıkmış ve kafa kafaya çarpışmışlar. Annemle babam orada rahmetli olmuş. Kızım ise kurtulmuş. Sadece vücudunda 18 kırık vardı. Hepsi de iyileşebilecek kırıklardı, nitekim 4 ay sonra da eski sağlığına kavuşmuştu.Bu dünyada, bundan daha büyük bir acı olamaz herhalde. Öyle bir acıydı ki, kızımın yaşamasına sevinememiştim bile. Banu’nun o kazadan sağ çıkması gerçekten mucizeydi. Ben o yüzden kızıma “mucize çocuk” derim.

Şimdi kaç yaşında Banu? 17 yaşında…

Maşallah. Peki, bu korkunç olaydan sonra hayatınızda neler değişti Acun Bey? Kalbimdeki sızı hiç geçmiyor. Ben o olaydan sonra tam bir yıl evden dışarı çıkmadım. Kimseyle görüşmek, hiçbir şey yapmak istemiyordum. Hep arkadaşlarım eve geliyordu. Ben de sürekli onlarla oyun oynuyor, futbol izliyordum. Benim bu durumuma eşim daha fazla dayanamadı ve boşanmak istediğini söyledi. Ona göre benden pek bir şey olmayacaktı. Ve boşandık. Her şey o kadar üst üste gelmişti ki. Deli gibiydim… Tam dibe vurmuştum yani…

Dibe vurduktan sonra ne oldu da yeniden yükselmeye başladınız? Kanal D’nin genel müdürü olan İrfan Şahin, yeğenimin en yakın arkadaşıydı. Dolayısıyla çocukluğumu bilir. O dönem İrfan Ağabey, Show TV’de mali kontrolördü. Bir gün onu ziyarete gittim. Beni İlker Yasin ile tanıştırdı ve stajyer kadrosundan ayda 200 YTL’ye spor servisinde işe başladım. İki ay sonra da çıkartıldım. Fakat birkaç ay sonra İlker Bey beni yeniden işe aldı. Ama devamlı topun ağzındaydım.

Ne zaman, nasıl yırttınız? Beşiktaş maçlarına gittikten sonra… Beşiktaş muhabiri olduktan sonra bir anda sporcular ile samimi oldum, sıcak diyaloglar içinde bulundum. Bu samimiyetten dolayı bütün futbolcularla özel röportajlar yapmaya başladım ve bir anda yıldızım parladı. Parlamamla beraber Şansal Büyüka’nın yanına, Televole’ye maaşımın yedi katına transfer oldum. Televole o zaman futbol magazindi. İşte bu program benim hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü futbol dünyasından ünlüler dünyasına transfer oldum. Kimseyi satmadığım, samimi olduğum için sanat dünyasında da çok özel işler yaptım. Derken Televole içerisinde kendime ait bir bölümüm oldu ve o bölüm için bir süre sonra dünyayı dolaşmaya başladım. 105 ülke gezdim ve bu arada bir kez daha evlendim. Eşim Zeynep’ten de iki kızım daha var. Bir 3.5 yaşında Leyla, diğeri 6 aylık Yasemin. Yani üç kız babasıyım.

Peki… “Acun Firarda” programıyla birlikte yapımcılığa da başladınız. Şimdi de “Var mısın, Yok musun?” u yapıyorsunuz. Yeni projeler var mı? Gittiğim ülkelerde hep TV izlerdim. Dolayısıyla beğendiğim, zevk aldığım programları Türkiye’ye getirdim. Baktım ki benim zevk aldığım işlerden herkes zevk alıyor, program seçimlerini de ona göre yaptım. Yeni bir proje var mı, belki bir tane daha bir şey yaparım. Ama büyümek istemiyorum. Butik kalacağım. Yoksa bugün 10 proje yapar, 10 kat para kazanırım.

Son programınız “Var mısın, Yok musun?” ile yine zirvedesiniz. Biliyorsunuz aynı formatı “Büyük Teklif” olarak Halit Ergenç de sunmuştu. Ama beklenen başarı yakalanamadı. Sizce neden? Ben Halit Ergenç’i başarısız bulmam. Çok önemli bir karakter oyuncusu. Fakat dizilerde oynayan insanların, reality show sunmasına karşıyım. Çünkü ekran başındakilere çok inandırıcı gelmiyorlar.

KOLUMDA 36 DİKİŞ VAR

Ailemi trafik kazasında kaybedip, sonrasında ilk eşimden boşanınca ben de ipler tamamen koptu. Herkesin bir gün öleceğini, hayatın anlamsız olduğunu düşünerek ölümden hiç korkmadan yaşamaya başladım. Gidip motosiklet aldım. Sonra büyük bir kaza geçirdim. Bağdat Caddesi’nde… Bir araba soldan gelip çarptı. Arkamda da yakın arkadaşım vardı. O da o kazada vefat etti. Benim ise sol kolum kırıldı. 36 dikişli bir ameliyat geçirdim ve koluma platin takıldı.Hürriyet




Entertainment Top Blogs
hit counters