Posts Tagged ‘Ali Poyrazoğlu’

Foto Galeri Şebnem Özinal

Cuma, Nisan 11th, 2008

sebnemozinal.jpg

Resimler,Pictures

“Tak Tak Takıntı” adlı oyunda oynayan Şebnem Özinal, oyuncuların hak ettikleri değeri görmediğini söyledi.Özinal, “Oyunu izleyen basınımızın duayeni Çetin Altan oyunla ilgili çok güzel bir yazı yazmıştı. Ancak Altan’ın yazısında sadece Ali Poyrazoğlu’ndan bahsetmesi beni biraz üzdü açıkçası. Çünkü oyunda altı tane başrol var. Çetin Altan gibi bir ustanın köşesinde ismimin geçmesi benim için onurdur. Bizler bu tatlı yorgunlukların, bu emeklerin ödülünü böyle almak istiyoruz” dedi.Kendi tiyatrosunu kurmaya hazırlanan Şebnem Özinal, oyuncuların hak ettikleri değeri görememesinden şikayet etti: “Oyundan sonra sadece tiyatro patronlarının tebrik edilmesi, köşe yazarlarının övgülerini sadece onlara bahşetmeleri beni rahatsız ediyor.”

Şok Gizli Kamera Kaydı !

Çarşamba, Şubat 6th, 2008

ceylacapli.jpg

Evinde başından tabancayla vurulmuş olarak bulunan gece kulübü işletmecisi Ceyla Çaplı’nın evinde boğuşma izine rastlanmadı.

Talimhane’deki evinde başından tabancayla vurulmuş olarak bulunan ünlü işletmeci Ceyla Çaplı, 1976 yılında üniversite okumak için Tarsus’tan İstanbul’a gelir. Önce tiyatrolarda çalışmaya başlar. Ali Poyrazoğlu ve Egemen Bostancı’nın oyunlarının idari işlerini üstlenir. Gece hayatı çok yoğundur, tüm kulüplerin müdavimidir. Bir gün yakın çevresinin, “Madem gece bu kadar dışarı çıkıyorsun, bari bu işi yap” demesiyle işletmeciliğe soyunur. Böylece 1984′te Tekila adlı kulübü işletmeye başlar.Zeki Müren’in de sık sık uğradığı mekan kısa sürede popüler olur. Bunun üzerine Çaplı, Tekila’dan ayrılıp kendisi bar açar. Türkiye’nin ilk gay barı Club 14′ü.

Çaplı’nın Tekila Bar’dan tanıştığı Zeki Müren buranın da kısa sürede müdavimi olur. Hatta Müren’in bir resmi barın duvarına asılır ve 10 yıl boyunca da orada muhafaza edilir. Çaplı verdiği röportajlarda (Aktüel, 2004), Müren’in 14′teki bir kasiyere aşık olduğundan, kem gözlerden korunmak için önünde hep çiçekli bir vazo bulundurduğundan ve sabahın erken saatlerine kadar Ferdi Özbeğen ve İsmet Ay’la beraber sohbet edip eğlendiğinden bahseder.Ayrıca “Paşa”nın 14′te özel bir sandalyesi bile vardır. Geldiğinde hep oraya oturur. Çaplı onu basından korumak için söz verir, sözünü de tutar. İçeriye basın almaz. Kapının dışında da basının durmasına izin vermez.  14′ün popülaritesi üzerine Ceylan Çaplı, hemen yanındaki mekanı da satın alır ve orayı sadece elektronik müziğin çalındığı bir diskotek yapar. Adını da 20 koyar. Bu numaraların da bir anlamı yoktur. Belediyenin verdiği bina numaralarını Çaplı mekan ismi yapmaktadır sadece. Başlangıçta gay’ler için açtığı 20, kısa sürede İstanbul sosyetesinin en çok gittiği mekanlardan biri haline gelir. Öyle ki kapıda kuyruklar oluşur. Çaplı bu kez daha büyük bir yer aramaktadır. Ve en sonunda aradığını bulur. Maslak’taki bir araba mezarlığında, 2019′u açar.  Mekan, dönemine göre devasadır. Hatta bir gecede içeriye 8 bin biletli kişinin girdiği söylenir. 2019′un bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, çalınan elektronik müziklerin yanı sıra içerde yabancı dansçıların gerçekleştirdiği marjinal şovlardır. Nitekim bu şovlar bir gece Adnan Hoca ve müritleri tarafından gizlice kameraya çekilir. O zamanki müdavimleri için bir tür “özgürlükler mekanı” olan 2019 bir anda tüm toplum tarafından tanınmış olur. Çaplı, Adnan Hoca’ya tazminat davası açar, açtığı davayı da kazanır. 2019 macerası sonrası Çaplı tekrar Talimhane’ye, eski mekanına döner.  Burada 2C adlı son mekanını açar. Ancak mekan uzun ömürlü olmaz ve kısa sürede kapanır. Daha sonra da yavaş yavaş gece hayatından elini eteğini çeker Ceylan Bey. Mekanlarının bulunduğu Talimhane’de bir apartman satın alıp orada yaşamaya başlar. Son yıllarını burada geçirir.

Talimhane’deki evinde başından tabancayla vurulmuş olarak bulunan gece kulübü işletmecisi Ceyla Çaplı’nın evinde inceleme yapan Cinayet Büro Amirliği dedektiflerinin boğuşma izine rastlamadı. Çalınan bir şey yoktu. Pencere ve kapıların içeriden kilitliydi. Amerikan mutfaklı 1+1 dairesinin salonundaki koltukta oturur haldeki cesedin sağ elinde el yapımı 9 mm çapında ruhsatsız bir tabanca bulundu. 24 saat önce öldüğü tahmin edilen Çaplı’nın başına giren mermi çekirdeğinin şapkayı da delerek diğer taraftan çıktığı saptandı. Polis eve girdiğinde açık olan plazma televizyonda binanın giriş ve çıkışlarını kontrol eden güvenlik kamera görüntüleri vardı. Ceylan Çaplı’nın kapanan kulüplerinden söküp binaya monte ettirdiği kameraların kayıt yapmadığı anlaşıldı. Oturuş şekli, elindeki silahın pozisyonu ve boş kovanın düştüğü yer dikkate alındığında, intihar ettiği yönünde izlenim edindiklerini belirten polis, Çaplı’nın elinde barut izi olup olmadığını belirleyecek svap testinin sonuçlarının durumu daha da netleştireceğini söylediler. Ceylan Çaplı’nın Talimhane’de bir dairesinde kendi yaşadığı binaya, yüksek sesle müzik dinleyen DJ kiracıları kabul ettiğini anlatan bir arkadaşı “Komşularıyla arası bozulan DJ’ler onun apartmanında rahat ederdi. Parası olmayan kiracılarını da idare ederdi” dedi.

Ceylan Çaplı’nın işletmeciliğini üstlendiği Türkiye’nin ilk gay barı Club 14′ün en iyi müşterilerinden biri de Zeki Müren’di.Hürriyet

Nilgün Belgün son programını yaptı

Cuma, Ocak 4th, 2008

nilgunbelgun.jpg

tv8′de sabahları kaliteli bir programa imza atan Nilgün Belgün, son programını yaptı. Canlı yayına bağlanan Ali Poyrazoğlu’un Belgün’ün ayrılmasının sebepleriyle ilgili sözleri dikkat çekti.

tv8 bir süredir sabah programları yapan ve farklı formatı ile dikkat çeken Nilgün Belgün, son programını yaptı. Belgün’ün program boyunca çok neşeli olduğu dikkat çekti.Belgün’ün son yayınına telefonla bağlanan ünlü tiyatrocumuz Ali Poyrazoğlu, “Nilgün nereye gidiyorsun? Sahiden gidiyor musun? Telefonda son program dedin. Bu dedim konuşur, anlaşır kanalla, barışır ” şeklinde konuşunca Belgün, tv8 ile bir dargınlık, kırgınlık olmadığını belirtti.Belgün, kanalın kendisine bir çiçek gönderdiğini hatırlatarak, “Dargınlık, kırgınlık yok Aliciğim… Hani bazen öyle ayrılık zamanı olur. Senle de ayrılık zamanlarımız çok oldu. Biz de senle çok ayrıldık ama o ayrılık hep sevdaya dair bir ayrılıktı. Onun gibi” açıklamasını yaptı.Ali Poyrazoğlu, konuşmasının arasında Belgün’ün kanalla yollarını ayırmasına yönelik olarak şu vurgularda bulundu: “Para alamadan gidiyor oradan, onun için gidiyor demiyorum. İstediği parayı verselerdi kalacaktı, demiyorum. Cimrilikten gidiyor, demiyorum.”t.gazetesi

2007 Yılına Damga Vuran Magazin Olayları

Pazartesi, Aralık 31st, 2007

magazin.jpg

Armağan Uzun’un Bülent Ersoy ile evlendikten 20 gün sonra bir kızla yakalanması, yılın en çok konuşulan magazin olayı oldu.

Yılın magazin olayı:Bülent Ersoy’un, “Popstar Alaturka” yarışmasında yakınlaştığı ve hemen sonra evlendiği Armağan Uzun’un, evlendikten 20 gün sonra İzmir Narlıdere’de bir kızla sarmaş dolaş yakalanması, yılın en çok konuşulan magazin olayı oldu.

Yılın öpücükleri:Yaz aylarında sevgilsi İlhem’le birlikte tatil yaptığı Bodrum’da sevgilisini kalçasından öpen Sezen Aksu’nun oğlu Mithat Can da gündemi meşgul etti. Deniz Akkaya’nın, “Living&Diving” filmindeki rol arkadaşı, eski Playboy güzeli Çinli Bai Ling’le kutlama yemeği sırasında dudak dudağa pozları şaşkınlık yarattı.

Yılın kıyafeti:Cem Yılmaz’ın entariyi andıran kıyafetiyle çekilmiş görüntüleri çok konuşuldu.

Yılın en hızlı boşanan çifti:Tuna Kiremitçi’nin Anneyiz.biz dergisi için eski eşi Yasemin ve üç yaşındaki oğlu Can’ı fotoğraflaması, 5 aylık eşi İclal Aydın’la ayrılmasına neden oldu. Bu ayrılığın ardından Kiremitçi’nin eski eşine dönmesi de gündemi meşgul etti.

Yılın mahkumu:Rulet Operasyonu’nda, Susurluk Davası hükümlülerinden Yaşar Öz ve 7 kişinin tutuklanmasının ardından, manken Tuğba Özay da, ’Çeteye yardım ve yataklık’ suçundan tutuklandı. Özay, 13 saatlik sorgunun ardından Paşakapısı Cezaevi’ne gönderildi.

Yılın en üzgün kadını:Tamer Karadağlı’nın evliliğinin bitmesine neden olan Deniz Uğur, Karadağlı ile yollarını ayırdıktan sonra psikolojik destek aldığını söyledi. Uğur tam da bu günlerde, “Arzu Balkan kocasını tutabilmek için hamile kaldı. Onun hamile kaldığını öğrenince Tamer’i sette dövdüm” diyerek, günlerce magazin gündeminde kaldı.

Yılın özlü sözleri:Müjde Ar’ın, NTV’deki “Haydi Gel Bizimle Ol” programındaki “Gazozumu Bedri açtı” sözü, Cem Yılmaz’ın deyimiyle literatüre girdi. “Bakkal müziği yapıyorlar” diyerek rakiplerine laf atan Hande Yener, eşleri hamileyken ilişki yaşadıkları kadınlara “Loğusa avcıları” diyen Seda Sayan ve “İkinci el erkek arıyorum” diyen Pınar Aylin listeye girdi.

Yılın bilinmeyen denklemi:Manken Eylem Şenkal’ın, solcu şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in kızı olduğu iddialarına net bir yanıt veremedi.

Yılın mayo savaşları:Ünlülerin mayo savaşları da çok konuşuldu. Tatil beldelerinde mayolarıyla görüntülenen Hülya Avşar, Gülben Ergen, Seda Sayan, Lerzan Mutlu gibi isimler selülit tartışmalarıyla gündemi uzun süre meşgul etti.

Yılın gafları:Ata Demirer: Beyaz Show’da canlı yayına telefonla bağlanan bir seyirci, “Kız arkadaşın var mı” diye sorunca, “Ne yapıcan, vercen mi?” demişti.Ebru Elver: Hayatında ilişkiler yaşadığını anlatmaya çalışırken, “Bakire değilim. Ay rahibe değilim” demişti.Seray Sever: “Latife ve Fikriye” adlı tiyatro oyununu değerlendirirken, “Atatürk, hem Kurtuluş Savaşı’nı yapmış, hem de iki kadını birden idare etmiş. O bile böyleyse Türk erkekleri ne yapmaz” demişti.Mazhar Alanson: “Beyaz Show”da canlı yayına telefonla bağlanan ve yaşının 41 olduğunu söyleyen seyirciye “Kaşaaar” demişti.Mustafa Topaloğlu: Okan Bayülgen’in Makina’sında Tayfun Duygulu’nun çok konuşmasına kızıp, “Muhabbetin ağzına sıçtınız. Ne anlatıyorum, bu ne anlatıyor” demişti.Orhan Gencebay: “Popstar Alaturka” adlı yarışma programında Bülent Ersoy’un “Eskiden çapkın adamdı. Eşini de aldatmıştır” sözlerine, “Sevdiklerim benim dediğimi yapsın, yaptığımı yapmasın. Hayatımda tek insan vardı ve bu yüzden hayatın nimetlerinden faydalanamadım” demişti.Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli: Deniz Seki’nin konseri sırasında çiçek vermek için sahneye çıkıp, “Deniz Hanım’ı kuliste gördüm, hiç selüliti yok” demişti.

Yılın en çok konuşulan çifti;Deniz Seki’nin Nazire Şenlendirici’yle evli Hüsnü Şenlendirici’yle yaşadığı aşk, bütün bir yıl boyunca manşetlerden inmedi.

Yılın yakalanması:Eşi Yavuz Demir’i geçen yıl kanserden kaybeden Sibiryalı Anna Demir’in eşinin kuzeni olan işadamı Teoman Demir ile bir gece kulübünden çıkarken yakalanması, çok konuşuldu.

Yılın bebeği:Yılın tartışılmaz en çok ses getiren haberlerinden biri de Leyla Kömürcü’nün sperm bankasından hamile kalması oldu. 5 bin dolar karşılığında hamile kalan Kömürcü, 2007’de bebeğini dünyaya getirdi.

Yılın ayrılanları:Alişan’la Sezin Erbil, nişanlanmalarına rağmen ayrıldı. Çiftin ayrılık sonrası konuşmaları günlerce haber oldu. Seda Sayan’ın Nihat Doğan’la ayrılığı da çok konuşuldu.

Yılın yumruğu:Teoman’ın, kendisini arkadan ittiğini iddia ettiği Takvim Gazetesi magazin muhabirini yumruklaması, yılın son günlerine denk geldi.

Yılın ihaneti:Tamer Karadağlı, iki dizide birlikte rol aldığı Deniz Uğur’la ilişkisi ortaya çıkınca hamile eşi Arzu Balkan’la yollarını ayırdı. Karadağlı’nın adı Uğur’la ayrıldıktan sonra “Fedai” dizisindeki rol arkadaşı Seda Sayan’la aşk dedikodularına karıştı.

Yılın kapışanları:Levent Kırca’nın “pornocu” dediği Ali Poyrazoğlu’nun “Şöhreti bitmiş hüzünlü karga” lafı ikili arasında uzun süren bir tartışmaya yol açtı.

Yılın en hırçınları:“Yaprak Dökümü” dizisi oyuncusu Tolga Karel ile Nihat Doğan, listede üst sıralarda yer aldı.

Yılın tartışması:İki dost, İbrahim Tatlıses’le Bülent Ersoy, canlı yayınlarda atıştı. Ersoy, “Popstar Alaturka” yarışmasında kameralara karşı parmağını sallayarak, Tatlıses’e, “Bu kadar kıskanç olma. Arkadaşın doğursa fena mı olurdu” diye seslendi! Tatlıses de, Ersoy’un bu sözlerine, “Bak Ersoy efendi, senin o parmağını alıp kulağını kaşırlar” diye yanıt verdi.

Yılın ayrılığı:Yılın son günlerinde şaşırtıcı bir ayrılık haberi geldi. Ferdi Tayfur ile 30 yıllık hayat arkadaşı Necla Nazır, ayrıldı.

Yılın dedikodusu:Helin Avşar’ın Arnavutköy’de bir çorbacıda bir erkekle seviştiği haberi, mahkemeye taşındı.

Yılın yasaklıları:Canlı yayında pantolan indiren M. Ali Erbil’le Huysuz Virjin olarak ekrana çıkamayan Seyfi Dursunoğlu.

Yılın şarkısı:Fatih Ürek seslendirdikten sonra herkesin okumak istediği “Hadi Hadi” şarkısı.

Yılın üzücü olayları:Barış Akarsu’nun “Yalancı Yarim” dizisinin çekimleri için gittiği Bodrum’da kaza geçirerek vefat etmesi milyonları hüzne boğdu. Yılın son günlerinde ünlü tiyatrocu Savaş Dinçel ve “Çocuklar Duymasın” dizisindeki Müzeyyen karakteriyle tanınan Ayşen Tekin’in ölümleri sanat camiasını çok üzdü.Hürriyet

Savaş Dinçel Ustaya Gözyaşı…

Cuma, Aralık 21st, 2007

savasdincel.jpg

Sanatçının vefatı yakınlarını gözyaşına boğdu. Savaş Dinçel’in ani vefatı usta oyuncunun yakın dostlarını gözyaşlarına boğdu. Genç oyuncu Mehmet Ali Alabora hastane önünde gözyaşlarına hakim olamadı.

Savaş Dinçel (65) önceki akşam gece kaldırıldığı Memorial Hastanesi’nde 01.30 sıralarında yaşamını yitirdi. Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, hastanede yaptığı açıklamada, Dinçel’in ağır iç kanama neticesinde hayatını kaybettiğini belirterek, gece rahatsızlanın sanatçının, hastaneye getirildiğinde şoka girmiş olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sönmez, bir saat boyunca geri getirme çalışması yaptıklarını ifade ederek, başarılı olamadıklarını kaydetti. Sönmez, “Kendisi ekim ayında göğüs aort anevrizması nedeniyle hastanemizde ameliyat olmuştu. Ölümüne neden olan rahatsızlığın bu ameliyatla bir ilgisi yok. Vücudunu çok hor kullamış. Çok zayıftı” dedi. Dinçel’in yoğun şekilde sigara içtiğini ifade eden Sönmez, sanatçının, ameliyattan sonra sigarayı bırakacağına söz vermesine rağmen bunu yapmadığını anlattı. Hastaneye gelen tiyatro sanatçısı Müjdat Gezen ile Mehmet Ali Alabora, Dinçel’in eşi Sumru Dinçel ve yakınlarına baş sağlığı diledi. Savaş Dinçel, Teşvikiye Camii’nde bugün öğle düzenlenecek törenden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Levent Kırca “Durduk Yerde Bir Tarafını Açana Sanatçı Denmez”

Pazar, Aralık 16th, 2007

levent.jpg

Bir süre önce porno filmlerde oynayan Ali Poyrazoğlu ile polemiğe giren sanatçı yine tartışma yaratacak açıklamalar yaptı. Kırca, Poyrazoğlu ile ilgili şunları söyledi:
“Kişinin aldığı rol duruma göre tartışılır. Eğer olayı anlatacaksa soyunmak olabilir o zaman. Ama durduk yere kı..nı açana sanatçı denmez. Poyrazoğlu’nun oynadığı pornografik bir filmdir. Bunun sanat olması mümkün mü? Porno pornodur. Sanat filmi, sanattır. Bunları birbirinden ayırmak lazım. Fakat, Ali değerli bir sanatçıdır. Kimsenin sanatçılığına sözüm yok. Ama her sanatçı yaptığından sorumludur ve topluma bunun hesabını vermek zorundadır. Ama Ali böyle bir kusur işlemiştir. Yapanla yapmayan bir değil.”
Kırca, bir ara kendisine yine Poyrazoğlu ile ilgili soru soran bir gazeteciye de çıkışarak, “Abim sen Mersin’de mi yetiştin, yoksa dışardan yetiştirilip mi geldin? Çünkü çok iyi yitişmişsin, sen çantayı topla İstanbul’a gel. Senin yerin İstanbul. Beni bu işlere sokma abi ya. Polemiğe girmeyeyeim. Biraz girdik senle baktık ki sonu yok. Burada çukura düşürürsün sen beni” dedi.
Kısa sohbetinin ardından mağazadan ayrılan Levent Kırca, akşam Kültür Merkezi’nde, 2 perdelik oyunla seyirci karşısına çıktı. Yaklaşık 2 saat süren oyun sonunda aralarında Kırca’nın da bulunduğu 17 oyuncu uzun süre ayakta alkışlandı.Magazin