Posts Tagged ‘programı’

Tuğba Ekinci Sevda Karababa Video Foto Galeri

Cuma, Temmuz 11th, 2008

Video,Resimler,Pictures

Tuğba Ekinci ve Sevda Karababa aynı programa konuk olunca korkulan gerginlik yaşanmadı.

Kanaltürk’te yayınlanan ve Müge Dağıstanlı ile Gülşen Yüksel ‘Orada Neler Oluyor’ programında Sivri Dilli şarkıcı Tuğba Ekinci ve Amerika’dan dönerek ikinci albümü “Hislerimin Talebesiyim”i çıkaran Sevda Karababa’yı ağırladı.

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesinden Sema Denker Sevda Karababa ile bir roportaj yapmış ver kendisine bir çok soruyla beraber “Kimlere beyefendi ya da hanımefendi denmesi rahatsız etti sizi? ” diye sormuştu.
Sevda Karababa bu soruyu aynen şu cevabı vermişti;

Mesela Tuğba Ekinci. Herkes, “Tuğba Hanım, Tuğba Hanım” diye peşinde. Oysa elle tutulacak hiçbir yanı yok!
Tuğba Ekinci genelde hakkında menfi olarak söylenen herşeye cevap verir ve polemiklere girerken bu sefer bu sözlere tepkisiz kaldı ve magazini iyi takip eden izleyicileri şaşırttığı kadar bizleride şaşırttı.

Tuğba Ekinci ya albüm satışlarından ve yaptığı promosyonların geri dönüşünden memnun yada sevda hanımın bu açıklamasını duymadı(duymaması mümkün değil) yada olası bir polemik çıkartmaması için kanal yetkilileri tarafından sıkı bir şekilde uyarıldı,ancak bildiğimiz Tuğba Ekinci böyle bir uyarı olsa inadına orada kavga çıkartırdı.

Bu kadar olayın üzerine bu program nasıl bukadar olaysız geçti ? nasıl bu iki güzel bayan program boyunca “canım ,cicim” geçindiler ? biz anlayamadık anlayan varsa söylesin…

Foto Galeri Başak Sayan

Salı, Nisan 15th, 2008

basaksayan.jpg

Resimler,Pictures

TV8’de “Kayıtdışı” adlı programı sunmaya başlayan “Yaprak Dökümü”nün oyuncusu Başak Sayan, özel hayatı hakkında ilginç açıklamalar yaptı.Sayan, yeni bir aşka yelken açtığını bakın nasıl açıklıyor: “Benim için özel ve önemli biri var. Ama garip de bir durum var ortada. Şartlar uygun olmadığı çin bir araya gelemiyoruz. Platonik değil. Bir garip aşk hikáyesi işte ama anlatamam…”

Foto Galeri Reyhan Karaca

Pazartesi, Şubat 25th, 2008

reyhankaraca.jpg

Resimler,Pictures

Reyhan Karaca “İmza’lı Yorum” adlı programında Aysel Gürel’i hastaneye gelip ziyaret etmeyen şarkıcı Serdar Ortaç’ı sert sözlerle eleştirdi… Aysel Gürel’in yıllar içinde şarkıcı Ortaç’a platonik şekilde aşık olduğunu defalarca dile getirdiğini söyleyen Karaca; “Serdar Ortaç, Aysel’i hasta yatağında bir kere bile ziyarete gelmedi, herhalde beste yapmakla ya da sanatçı arkadaşlarına şarkı vermekle çok meşguldü..” şeklinde konuştu.

Çakma Aysun Çok Rahat !

Cumartesi, Ocak 26th, 2008

aysunkayaci.jpg

Resimler,Pictures

Aysun Kayacı, adını kullanan birinin internette tüm tanıdıklarıyla konuştuğunu ve sırlarını öğrenip basına verdiğini anlattı.

Aysun Kayacı, önceki gün NTV’de ekrana gelen “Haydi Gel Bizimle Ol” programında, adını kullanan birinin internette tüm tanıdıklarıyla konuştuğunu ve sırlarını öğrenip basına verdiğini anlattı.Ünlü manken, “İnternetteki Aysun inanılmaz konuşuyor, arkadaşlarımla sohbet ediyor, öpücükler atıyor. Benim yapmayacağım şeyler yapıyor, yani çok rahat” dedi.Hürriyet

Çöp Sanatçılar

Pazartesi, Ocak 14th, 2008

yagmurdereli.jpg

 Yazar Nihat Genç , Fazıl Say ile polemiğe giren Osman Yağmurdereli’ye yüklendi.

‘Ne var ne yok’ adlı programda gündemdeki konuları ele alan Nihat Genç , Fazıl Say  ile polemiğe giren Osman Yağmurdereli’ye yüklendi. Yağmurdereli için ‘Sanatçı ilan etmişler. Ne üretmişi ne yapmış bu ülke için. Çöplükten mezbelelikten sanatçı olmuşlar. Ürettikleri hiç bir şey yok. Kendi kendilerine sanatçı demişler. Fazıl Say’ın ‘göbeğini kaşıyan adam’ demeye hakkı yok. Bu sözlerin söylenmemesi lazım. Burada üretenin tarafını tutmak gerek. Ben gidip Cemil İpekçi’ye bir şey demem. Beğen ya da beğenme, ortaya bir şeyler sunmuş. Bu insanlar istediği gibi konuşur. Ama gidip Kenan Evren’in, Özal’ın adamı olacaksın. Bankalar soyulmuş bir ses çıkarmayacaksın. ‘Bir bir birilerine’ diye bir şarkı söyleyip, sanatçı arkadaşlarınla göbek atıp, kendine sanatçı diyeceksin. Bütün bunları ranta çevirip olmuş milletvekili . Bir de kalkıp Trabzon’luyum diyor. Ne olmuş Trabzonluysan, Çakıcı’dan racon mu keseceksin bize. Sen kimsin” dedi.Yağmurdereli’yi düelloya davet eden ünlü yazar, ‘Gel senle konferans verelim. Anadolu kahvelerine gidelim. Bakalım seni kim dinliyor beni kaç kişi dinliyor.’ diye konuştu.Hürriyet

Acun Ilıcalı “İçimdeki sızı hiç dinmiyor”

Cuma, Ocak 11th, 2008

acun.jpg

“Var mısın Yok musun” programıyla dikkat çeken Acun Ilıcalı, bir trafik kazasında anne babasını kaybetti.

Aynı trafik kazasında kızı şans eseri kurtulan Ilıcalı’nın, kullandığı motosikletle yaptığı kazada ise en yakın arkadaşı öldü.Ayda 200 YTL’ye televizyon muhabirliğine başlayan, şimdi ise ekranların en çok kazanan “Var mısın, Yok musun” yarışma programının yapımcısı ve sunucusu olan Acun Ilıcalı, bu noktaya geliş hikayesini ve başarısının sırrını Kelebek’le paylaştı.

Röportaja sizi daha yakından tanıyarak başlayalım…1969 yılında Edirne’de dünyaya geldim. Çok yaramaz bir çocuktum. Tam bir sokak çocuğu… Sigara içmeye ilkokul beşinci sınıfta başladım, düşünün işte! Acayip bir şeydim. Benden iki yaş büyük Ömer adında bir ağabeyim var. O, okul birincisi, örnek bir çocuk. Edirne’de, İtalyan Lisesi’ni kazanan tek öğrenciydi. Ailem için ben de o kadar başarılı olmalıydım.

Oldunuz mu peki? Evet… Hiç kimsenin beklemediği bir şeydi, Kadıköy Anadolu Lisesi’ni kazandım. Ama çok parlak bir öğrenci değildim. Her yıl 10 dersten ikmale kalır, yıl sonunda hepsini verir, sınıfımı geçerdim. Yani sınıfın en kötü, Kadıköy Anadolu Lisesi’nin en başarısız öğrencisi bendim. Ama dediğim gibi hiçbir yıl sınıfta kalmadım. Nasıl kalmadım; öğrenim hayatında gelmiş geçmiş en büyük kopyacı benimdir herhalde.

Üniversiteye gittiniz mi? İngilizcem iyi olduğu için İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Hem de üç kez… Ama üniversite hayatım, 7 yılın sonunda mezun olmadan bitti. Zaten 19 yaşında da evlendim. Evlendikten sonra kızım dünyaya geldi. Kızım doğduktan 9 ay sonra da ailemi kaybettim. O andan itibaren de zor yıllar başladı işte.

Trafik kazasında kaybettiniz ailenizi, değil mi? Evet, Bodrum’a tatile gidiyorlardı. Kızım Banu da onların yanındaydı. Babam sakin sakin konvoyu sollarken, bir anda karşısına 180’le gelen bir araç çıkmış ve kafa kafaya çarpışmışlar. Annemle babam orada rahmetli olmuş. Kızım ise kurtulmuş. Sadece vücudunda 18 kırık vardı. Hepsi de iyileşebilecek kırıklardı, nitekim 4 ay sonra da eski sağlığına kavuşmuştu.Bu dünyada, bundan daha büyük bir acı olamaz herhalde. Öyle bir acıydı ki, kızımın yaşamasına sevinememiştim bile. Banu’nun o kazadan sağ çıkması gerçekten mucizeydi. Ben o yüzden kızıma “mucize çocuk” derim.

Şimdi kaç yaşında Banu? 17 yaşında…

Maşallah. Peki, bu korkunç olaydan sonra hayatınızda neler değişti Acun Bey? Kalbimdeki sızı hiç geçmiyor. Ben o olaydan sonra tam bir yıl evden dışarı çıkmadım. Kimseyle görüşmek, hiçbir şey yapmak istemiyordum. Hep arkadaşlarım eve geliyordu. Ben de sürekli onlarla oyun oynuyor, futbol izliyordum. Benim bu durumuma eşim daha fazla dayanamadı ve boşanmak istediğini söyledi. Ona göre benden pek bir şey olmayacaktı. Ve boşandık. Her şey o kadar üst üste gelmişti ki. Deli gibiydim… Tam dibe vurmuştum yani…

Dibe vurduktan sonra ne oldu da yeniden yükselmeye başladınız? Kanal D’nin genel müdürü olan İrfan Şahin, yeğenimin en yakın arkadaşıydı. Dolayısıyla çocukluğumu bilir. O dönem İrfan Ağabey, Show TV’de mali kontrolördü. Bir gün onu ziyarete gittim. Beni İlker Yasin ile tanıştırdı ve stajyer kadrosundan ayda 200 YTL’ye spor servisinde işe başladım. İki ay sonra da çıkartıldım. Fakat birkaç ay sonra İlker Bey beni yeniden işe aldı. Ama devamlı topun ağzındaydım.

Ne zaman, nasıl yırttınız? Beşiktaş maçlarına gittikten sonra… Beşiktaş muhabiri olduktan sonra bir anda sporcular ile samimi oldum, sıcak diyaloglar içinde bulundum. Bu samimiyetten dolayı bütün futbolcularla özel röportajlar yapmaya başladım ve bir anda yıldızım parladı. Parlamamla beraber Şansal Büyüka’nın yanına, Televole’ye maaşımın yedi katına transfer oldum. Televole o zaman futbol magazindi. İşte bu program benim hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü futbol dünyasından ünlüler dünyasına transfer oldum. Kimseyi satmadığım, samimi olduğum için sanat dünyasında da çok özel işler yaptım. Derken Televole içerisinde kendime ait bir bölümüm oldu ve o bölüm için bir süre sonra dünyayı dolaşmaya başladım. 105 ülke gezdim ve bu arada bir kez daha evlendim. Eşim Zeynep’ten de iki kızım daha var. Bir 3.5 yaşında Leyla, diğeri 6 aylık Yasemin. Yani üç kız babasıyım.

Peki… “Acun Firarda” programıyla birlikte yapımcılığa da başladınız. Şimdi de “Var mısın, Yok musun?” u yapıyorsunuz. Yeni projeler var mı? Gittiğim ülkelerde hep TV izlerdim. Dolayısıyla beğendiğim, zevk aldığım programları Türkiye’ye getirdim. Baktım ki benim zevk aldığım işlerden herkes zevk alıyor, program seçimlerini de ona göre yaptım. Yeni bir proje var mı, belki bir tane daha bir şey yaparım. Ama büyümek istemiyorum. Butik kalacağım. Yoksa bugün 10 proje yapar, 10 kat para kazanırım.

Son programınız “Var mısın, Yok musun?” ile yine zirvedesiniz. Biliyorsunuz aynı formatı “Büyük Teklif” olarak Halit Ergenç de sunmuştu. Ama beklenen başarı yakalanamadı. Sizce neden? Ben Halit Ergenç’i başarısız bulmam. Çok önemli bir karakter oyuncusu. Fakat dizilerde oynayan insanların, reality show sunmasına karşıyım. Çünkü ekran başındakilere çok inandırıcı gelmiyorlar.

KOLUMDA 36 DİKİŞ VAR

Ailemi trafik kazasında kaybedip, sonrasında ilk eşimden boşanınca ben de ipler tamamen koptu. Herkesin bir gün öleceğini, hayatın anlamsız olduğunu düşünerek ölümden hiç korkmadan yaşamaya başladım. Gidip motosiklet aldım. Sonra büyük bir kaza geçirdim. Bağdat Caddesi’nde… Bir araba soldan gelip çarptı. Arkamda da yakın arkadaşım vardı. O da o kazada vefat etti. Benim ise sol kolum kırıldı. 36 dikişli bir ameliyat geçirdim ve koluma platin takıldı.Hürriyet

Foto Galeri Aysun Kayacı Tacize Uğramış !

Cuma, Ocak 4th, 2008

Aysun Kayacı, daha küçük yaşlarda Taksim’de yabancı turistlere yapılanlara benzer bir taciz yaşadığını söyledi.

Aysun Kayacı, yılbaşında Taksim’de yaşanan taciz olaylarının masaya yatırıldığı ” Haydi gel bizim ol” programında başından geçen bir olayını anlattı. Daha küçük yaşlarda, Taksim’de yabancı turistlere yapılanlara benzer bir taciz yaşadığını söyleyen Kayacı ” Daha 12-13 yaşındayken Üsküdar’da pandik yedikten sonra öğrendim meydanlara çıkılmayacağını. Ben 13 yıldır korkudan Taksim’de yürüyemiyorum” dedi.hürriyet

Resimlerin Devamı İçin Tıklayın

http://www.gecce.org/forum/showthread.php?t=128408

Ferdi Tayfur Canlı Yayını Terk Etti !

Cuma, Ocak 4th, 2008

ferditayfur.jpg

Show TV’de ’Arım Balım Peteğim’ programında Ferdi Tayfur’un isyanı vardı. Savaş Kalafat’ın kendisi hakkında yaptığı haberlere canlı yayında tepki gösteren Tayfur, “Ben bu gitarı onun kafasında kırmaya geldim” dedi.

Show TV’de ’Arım Balım Peteğim’ programının önceki bölümlerinde Yeşim isimli bir kadın Ferdi Tayfur ile Necla Nazır hakkında çeşitli iddialarda bulunmuştu. Gazeteci Savaş Kalafat’ın da çeşitli iddiaları vardı.Bu iddialardan çok rahatsız olan Ferdi Tayfur, bugün Petek Dinçöz’ün programındaydı. Ancak Tayfur, konuk olmaya değil kendisi hakkında haberler yapan Savaş Kalafat’a tepkisini dile getirmeye gelmişti.

Elinde beyaz gitarı ile stüdyoya giren Ferdi Tayfur, tepkisini şöyle dile getirdi:”Ben bu gitarı buraya Savaş Kalafat’ın kafasına vurmak için getirmedim. Ben şu dörtlüğü söylemek için geldim:

Kim senin yasanı çiğnedi ki söyle
Günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle
Yaptığın kötülüğü kötülükle ödetirsem ben
Sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle.

Bu Ömer Hayyam’a ait bir dörtlüktü. Ömer Hayyam’ı severim. Onun için ben bu gitarı onun kafasında kırmaya geldim. Ama bunu yapıp onun seviyesine inecek kadar düşük bir adam değilim. Benim için kara geçen bayram, benim için kara geçen yılbaşı hepinize hayırlı olsun.”Ferde Tayfur, bu sözlerden sonra stüdyoyu terk ederken, Petek Dinçöz şaşırıp kaldı.Dinçöz, “Şaşırıp kaldım. Eğer Savaş Bey’le Ferdi Bey’in bir problemi varsa, bu bir ’Arım Balım Peteğim’ programıdır. Bizimle alakası yok, sizlerle alakası yoktur. Ferdi Bey demek ki bu amaçla çıkmış. Kendisi büyüğümüzdür saygımız sonsuzdur” dedi.t.gazetesi

Doğum günü Sürprizi

Perşembe, Ocak 3rd, 2008

hayalin.jpg

“Hayalin İçin Söyle” programının önceki akşam yayınlanan bölümünde doğum günü sürprizi yaşandı.

Muazzez Abacı, İbrahim Tatlıses ve Seda Sayan’ın jüri koltuğunda oturduğu Star TV’nin “Hayalin İçin Söyle” programının önceki akşam yayınlanan bölümünde doğum günü sürprizi yaşandı. Doğum günü 1 Ocak olan jüri üyeleri Seda Sayan ve İbrahim Tatlıses için stüdyoda yapılan yayın esnasında iki pasta kesildi. İbrahim Tatlıses 57. yaş gününü, Seda Sayan ise 43. yaş gününü kutladı.hürriyet

Hayali Tv’de Program Müdürü Olmak !

Salı, Ocak 1st, 2008

hulyaavsar1.jpg

Hülya Avşar, hayatındaki en büyük arzulardan birisinin bir televizyon kanalında program müdürlüğü yapmak olduğunu söyledi. Avşar bu konuda girişimlere de başlamış…

Türkmax’ta ‘Hülya Avşar Stüdyosu’ programında farklı kesimlerden konuklar ağırlayan Avşar kızı, Arif Sağ’ı konuk ettiği programında en büyük arzularından birisinin program müdürlüğü olduğunu söyledi.Avşar, “Benim hayatımdaki en büyük arzularımdan bir tanesi bir televizyon kanalına program müdürü olmak. Bir gün yapacağım bunu. Bunu bir kanala sundum. Ben bu işi yaparım diyorum. Saatlerine kadar benim ayarlamam lazım. Hakikaten yaparım diyorum. Çünkü burada bir tek yanlış var halkı takip ediyoruz. Hayır halk bizi takip edecek” dedi.t.gazetesi

İstemeden Popstar olmuş !

Pazartesi, Aralık 31st, 2007

abidin.jpg

O Türkiye’nin ilk Popstar’ıydı. Televizyon ekranlarının yarattığı şöhretlerden birisi olan ve uzun süre konuşulan Abidin’in gönlünde yatan müzikse bambaşkaydı. Peki şimdi ne yapıyor?

Yarışma süresi boyunca Firdevs’le adı uzun süre anılan Abidin, Türkiye’nin ilk Popstar yarışmasındaki ilk birinci ünvanını taşıyor.Bir dönem büyük yankı uyandıran yarışmada Firdevs ve Abidin arasında büyük bir rekabet yaşanmıştı. Yarışmadan bir süre sonra ortalıktan kaybolan Abidin CNNTURK’deki ’Nası Yani?’ programının konuğu oldu. Yeni bir imajla programa çıkan Abidin, Popstar’daki popülaritesini, şöhretini önemsemediğini söyleyerek amacının pop müzik söylemek olmadığını anlattı.”Benim amacım nasıl sesimi daha fazla çıkarabilirim çabasıydı. Şöhret ve popülarite başka bir şey. Benim dinlediğim ve beslendiğim insanlar şöhretten uzak, sanata daha yakın insanlar. Ben zaten beni birinci değil ikinci yapın demiştim” diyen Abidin, sanıldığı gibi İstanbul’da değil Ankara’da yaşıyor. Üstelik pop müzik değil rock müzik yapıyor. Bir grupla birlikte çeşitli yerlerde sahne alan Abidin, hayatından çok memnun olduğunu ve kendisine ne kadar para teklif edilirse edilsin şu andaki konumunu değiştirmeyeceğini söyledi.t.gazetesi

Magazincileri dize getirmiş !

Pazar, Aralık 30th, 2007

yalcinkucuk.jpg

Magazinciler bu sözlere kızacak. Prof. Dr. Yalçın Küçük, SKYTÜRK’te yaptığı programlar sayesinde magazin basınının terbiyeli hale geldiğini söyledi.

Her hafta Kalemler ve Kılıçlar programındaki sözleriyle bir hayli konuşulan Yalçın Küçük, bu sefer de magazin basınına dikkat çekti.Küçük, programında söylediği sözler sayesinde magazincileri dize getirdiği imasını yaptı. İşte Küçük’ün sözleri:”Bizim sizinle (sunucu İdris Akyüz) yaptığımız, Gürkan’la yaptığımız programlar doğrusu Kelebek’i (Hürriyet’in eki), magazin basınını oldukça terbiyeli hale getirdi. Hiçbir şey yok… Benim onlardan getirecek bir tarafım yok.”t.gazetesi

Dikkat Çekmek İçin İntihar Etmiş

Salı, Aralık 25th, 2007

hilal_cebeci_buyuk.jpg

Rüyasında görüp “Kalleş” diye bir şarkı yapan Hilal bu sabah Petek Dinçöz’ün “Arım Balım Peteğim” programının konuğuydu…Hala psikolojik tedavi gördüğünü söyleyen Hilal Cebeci bir ara gençlik yıllarında intihar ettiğini de itiraf etti!Ama bu intihar bildiğiniz intiharlar gibi değil!.. Çünkü Hilal, “13 yaşımdayken dikkat çekmek için intihar etmiş.u.kuş